Sessizler (13.Bölüm)

Duşun giderinde kaybolan kanlara gözü takıldı. Saatler süren ayinin her aşamasında giderek artan şiddeti uygulamak zor olmuştu ama başarmıştı. Asım’ın çığlıkları hala kulaklarındaydı. Her yer ve her şey kan olmuştu. Büyüyü icra ettiği odanın her tarafını naylonla kaplamıştı fakat bir şekilde kan aralarından geçmeyi başarmıştı. Bir insandan o kadar çok kan akacağını tahmin etmek zordu doğrusu. Ancak sonunda temizliği bitirmeyi başarmıştı. Geriye Asım’ın cesedinden kurtulmak kalmıştı. Gözüne kaçan sabun kendine gelmesini sağladı. Gidere kan gitmiyordu artık. Suyu kapatıp havluya uzandı. O kadar yorulmuştu ki adım atmakta zorlanıyordu. Saçlarını kurulamadan yatak odasına geçip kendini yatağa attı. Aslında biraz uzanıp dinlenmeyi düşünüyordu ama kısa sürede derin bir uykuya daldı.

Gözlerini açtığında sabah olmuştu. Yatağa uzanırken aklını kurcalayan soruların hiçbiri yoktu artık. Bunun nasıl olduğunu ara ara kendine sorduğu oldu ilerleyen zamanlarda ama cevabını bulamadı. Yaptığı şeye dair ne bir pişmanlığı ne de tereddütü vardı. Önce güzel bir kahvaltı yaptı ve ardından Asım’ın cesedinden kurtuldu. Yeni gücü ve her geçen gün giderek berraklaşan hedefi için yapması gereken bir sürü iş vardı. Takip eden günler Asallar’la beraber Asım için endişelendi ve onu bulabilmek için yapılan çalışmalara destek verdi. Sadece teknik aramalar değil, büyücüler de katıldı aramalara ama Feyza seviyesinde bir usta için onların Asım’ın cesedine ulaşmasını engellemek oldukça kolaydı. Çabalar giderek azaldı ve sonunda bitti.

Feyza sadece yeni kurbanını aramakla kalmıyor bir çok gücü kendisinde toplayabilmek için gerekli koşulları da öğrenmeye çalışıyordu. Amacı hiç kimsenin ulaşmadığı güce erişmekti. Asallar’ın efsaneleri Antik Mısır ve Osmanlı döneminde iki üstattan bahsediyordu. Fakat onların nasıl olup da bir çok gücü bedenlerine aktardıklarına dair hiçbir bilgi yoktu. İkinci güç zaten tehlikeliydi ama üçüncü ya ölüm ya da başarı idi. Alternatif bir yol gözükmüyordu. Ve anladığı kadarıyla deneyip görmekten başka bir yol yoktu.

İkinci kurbanını bulmakta çok zorlanmadı. Ebru olabilecek en ideal adaydı. Alper’le ilişkili kim varsa Asım’la aynı akıbeti paylaşacaktı. Yine acele etmeden planını yaptı ve Ebru’yu ilk ayini yaptığı eve götürdü. İnsan tuhaf bir varlık doğrusu. Asım üzerinde büyüyü icra etmeye başladığında zorlanmıştı. Fakat Ebru üzerinde işleme başladığında aynı şeyleri yaşamak bir tarafa neredeyse zevk aldığını fark etti. O aşamada hedefine odaklanmaya çalıştı. Bunu insanları öldürmek için değil intikam almak için yapıyordu. Gücü Ebru’nun bedeninden çıkardığında hayatına son verdi. Ebru ölmek üzereyken bir şeyler mırıldanmaya çalıştı ama aldırmadı. Saçma sapan şeyleri dinleyecek vakti yoktu.

İşte bu aşamadan sonra üçüncü kurbanını aramaya başladı. Önce Alper’in öldürüldüğü ayine katılanlardan birini seçmeyi düşündü ama onların sahip olduğu güçler işine yarayan şeyler değildi. Liderlerden birini seçmeye karar verdi, Aylin’i. Başarılı olup olmayacağını bilmediği çıkarma ayini sonunda; en azından kendisi ile beraber, Asallar’ın yöneticilerinden birinden kurtulacaktı. Öyle ya da böyle çıktığı yolun sonunda başına gelecek şey belliydi zaten. İlerlediği her basamakta onlara en büyük zararı verecekti. Eğer bu ayini başarırsa her şeyin başlayacağı noktaya varacaktı.

Önceki yazı

Sessizler (12.Bölüm)

Sonraki yazı

Sessizler (14.Bölüm)

Yorum yap

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir